Antik Çağın Zeytin Çiftliğinde Kadınların 2 Bin Yıllık Ekonomik Gücü

Yazar:

Antalya'daki Lyrboton Kome yerleşiminde yapılan kazılar, Roma döneminde zeytinyağı üretiminin kadınların yönetiminde nasıl dev bir ekonomiye dönüştüğünü ortaya koydu.

Antik Çağın Zeytin Çiftliğinde Kadınların 2 Bin Yıllık Ekonomik Gücü
Görsel: Dha

Antalya'da yaklaşık 2 bin yıl önce Roma Dönemi'nin en önemli zeytinyağı üretim merkezlerinden biri olan Lyrboton Kome, antik çağın ekonomik yapısına dair çarpıcı detaylar sunuyor. Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından yürütülen çalışmalarda, bu yerleşimin sadece bir üretim üssü değil, aynı zamanda kadınların yönetiminde yükselen bir ekonomik güç olduğu anlaşıldı [1].

Zeytin Çiftliğinden Perge'ye Uzanan Gelir Kapısı

Antik kentin o dönemdeki adının 'zeytin çiftliği' anlamına gelen Elaibaris olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Çevik, buranın büyük bir kentten ziyade, onlarca işliğin bulunduğu devasa bir üretim köyü olduğunu vurguluyor. Elde edilen yüksek miktardaki zeytinyağı geliri, bağlı olduğu Perge Antik Kenti'nin anıtsal yapılarının ve ana caddelerinin inşasında kullanılmış. Bu durum, antik çağda kırsal üretimin kent ekonomisini nasıl beslediğini açıkça gösteriyor.

Üretimin Başındaki Güçlü Kadınlar

Yerleşimdeki kazılar, kadınların toplumsal ve ekonomik yaşamdaki etkinliğini de gün yüzüne çıkardı. Demeter Rahibesi Arete, kendi kişisel servetiyle bir zeytinyağı kulesi yaptırarak bölgedeki üretimi kurumsallaştırmış. Arete'den sonra kızı ve torunlarının da bu geleneği sürdürdüğü, ailenin zeytinyağı ticaretinden büyük bir servet kazandığı belirlendi. Bu durum, Perge'nin ünlü kadın yöneticisi Plancia Magna örneğinde olduğu gibi, bölgede kadınların yönetim ve üretimdeki ağırlığını destekliyor [3].

2 Bin Yıllık Doğa Koruma Yasası

Lyrboton Kome'de bulunan yazıtlar, antik çağın vakıf kültürüne ve doğa bilincine dair de önemli ipuçları taşıyor. Arete tarafından hazırlatılan vakıf metninde, zeytin ağaçlarının kesilmemesi ve satılmaması yönünde kesin hükümler yer alıyor. Adeta bugüne bir mesaj niteliği taşıyan bu 'antik yasa', zeytinliklerin korunmasını kutsal bir görev olarak tanımlıyor. Ayrıca üretimden elde edilen gelirin bir kısmıyla her yıl Apollon onuruna şenlikler düzenlenmesi ve tüm köy halkının bu etkinliklerde ağırlanması şart koşulmuş [4].

Bölgedeki zeytin kültürünün derinliği, sadece karadaki kalıntılarla sınırlı değil; Antalya açıklarındaki batıklarda bulunan 1100 yıllık zeytin çekirdekleri de Akdeniz ticaretinde bu ürünün binlerce yıldır değişmeyen stratejik önemini kanıtlıyor [1]. Bu bağlamı güçlendiren ek kaynaklar ve ileri okuma için [2].

Kaynaklar ve ileri okuma

Görsel & Haber Kaynak: Dha / dha.com.tr