Edebiyat ve tarihi tuvalde buluşturan sıradışı ressam: Haydar Özay

Yazar:

Haydar Özay, edebiyat ve tarihi bir araya getiren sıradışı bir ressamdır. Don Kişot, Nâzım Hikmet ve İnce Memed gibi figürlerle kolektif belleği bugüne taşıyan güçlü bir görsel tanıklık sunar. Resimleri, sadece anımsamakla kalmaz; izleyiciyi düşünmeye ve sorgulamaya davet eder. Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezinde 30 Aralık’a kadar sergilenmektedir.

Edebiyat ve tarihi tuvalde buluşturan sıradışı ressam: Haydar Özay
Haydar Özay, edebiyat ve tarih ekseninde şekillenen görsel bir tanıklık sunan sıradışı bir ressamdır. Resimleri, Don Kişot’tan Nâzım Hikmet’e uzanan figürler aracılığıyla kolektif belleği bugüne taşır. Edebiyatın ve tarihin izleri, figürlerin bakışlarında, renklerin sertliğinde ve fırça darbelerinin kararlılığında kendini gösterir. Sanatçı, edebiyatı sadece bir esin kaynağı olarak değil, resmin asli damarlarından biri olarak görür. Bu yaklaşımla, metinle resmin birleşimi, izleyiciye yeni bir dil kazandırır. Özay’ın resim anlayışı, kolaycı anlatıdan uzak durur. Anlatılmak istenen hikaye, tekil bir an ya da portre değil, kolektif bir hafızadır. Resimler, hazır anlamlar sunmaz; aksine, bakmayı ve düşünmeyi talep eder. Sabırla örülmüş bir tutarlılık ve emek duygusu, onun üretiminde dikkat çeker. Sanat, onun için dönemsel bir uğraş değildir; yaşam biçimi olarak kabul edilir. Bu yaklaşım, figür seçimlerinde de kendini gösterir. Don Kişot, haksızlığa karşı direnmenin simgesi olarak; İnce Memed ise toplumsal adalet arayışının resimdeki karşılığı olarak ortaya çıkar. Haydar Özay’ın bu kapsamlı sergisi, Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezinde 30 Aralık’a kadar sanatseverleri bekliyor. Seride, Beethoven, Âşık Veysel, Petőfi, Nâzım Hikmet ve diğer edebi ve tarihi figürler yan yana gelir. Bu çalışmalar, sanatın estetik meselesi olmadığını; aynı zamanda etik, politik ve tarihsel bir sorumluluk taşıdığını vurgular. Resimler, izleyenin zihninde yer eder, sorular bırakır ve kalıcılığını korur.